30 Haziran 2009 Salı

YILDÖNDÜ

Benimki en azından birinci etabı geçti bugün:)
İyi de nasıl unutsun,unutmasına imkan yok ki!!
tam geceden bütün silahlarımı kuşanmış eğer unutursa bak neler yapıcam diye plan program yaparken daha sabah tam horoz mesaisi saatinde bir telefonla annem günün anlam ve önemini belirten konuşmayı yapıp eşeğin aklına karpuz kabuğunu düşürdü bi kere..
Sadece o hatırlasa iyi, eşimin aillesi de akşam planımızı merak etmişler,onlar da sağolsun detayların oluşmasında eşime epey yardımcı oldular..
...
Onca telefon konuşmasından sonra 'ben bi para çekip geliyim'' diyerek evden çıkılır..birkaç saat ortadan kaybolunur,gerekli organizasyonlar yapıldıktan sonra eve gelinip akkkkkşama kadar uyunur,peki bu durumda akşam o yemeğe gidilir mi? hadi gidildi diyelim o yemekten hayır gelir mi?
Gelmez.
Çünkü o akkkkşama kadar uyuma sırasında kadın ev işlerini yaparken bütünnnn silahlarını kuşanır,soracağı soruları hazırlar,alacağı cevapları hazırlar ve bu cevaplara karşılık yeni sorular hazırlar,bu kısır döngü kafada bitmeden zaatenn akşam olur,kadın acıkır ,adam yemek planını söyler..yemeğe gidip gitmeme konusunda istişare yapılır,gönülsüz de olsa yola çıkılır,restorana varılır,yolda eşler arasında oluşan yüksek voltajdan olsa gerek restoranda elektrik kesilmiştir,geri dönülür..
Kadın eve dönmek ister,erkek itiraz etmez..
..
Pizza söylenir, çiçek verilir, hediye sahibine teslim edilir ve gün biter...

------
Bence kesin unutmuştu, o yüzden de bir türlü kızgınlığımı yenemiyorum,unutmamış olsaydı;dün,-''falancaları yarın çaya çağıralım'' demezdi.
Kesin demezdi!!

DUYDUM,DUYURAYIM İSTEDİM.

Yalnızlık; insanlardan yoksun olmaktan çok,
ne söylediğimizi anlamayan insanlar arasında yaşamaktır.