31 Mart 2009 Salı

KONYA MÜFTÜLÜĞÜNÜN 29/02/2008 TARİHLİ HUTBESİDİR

HAYVANLARA MERHAMET

Muhterem Müslümanlar!

Yüce Allah hiçbir varlığı, gereksiz yere yaratmamıştır. Bütün varlıklar, Allah’ın varlığının delili, yeryüzünün ziyneti ve süsüdür. Cenab-ı Allah, yarattığı hayvan ve bitkileri, insanlığın hizmetine vermiştir. Nitekim Yüce Allah, bu hususta şöyle buyurmaktadır. “ Sizin için yeryüzünde çeşitli renk ve biçimlerle yarattığı şeyleri de sizin hizmetinize verdi. Öğüt alan bir toplum için bunda ibret vardır.” (1) Öyleyse insanın hizmetine verilen ve kendisine emanet edilen bu varlıklara merhamet nazarıyla bakılmasını emretmektedir.

Aziz Müminler!

Merhamet duygusu, insanı insan yapan erdemlerden biri ve İslâm inancının gereğidir. Kur’an-ı Keriminde; “Muhammet, Allah’ın elçisidir, O’na tabi olanlar da birbirlerine karşı çok merhametlidirler.” (2) buyrularak bu duyguya dikkat çekilmiştir. Merhamet sadece insanlara yönelik olmayıp çevremizdeki bütün canlıları kuşatmalıdır. Zira Allah, başta insan olmak üzere bütün canlılara karşı merhametli davranılmasını emretmiş; insana yapılan zulüm ve haksızlığa razı olmadığı gibi hayvanlara da zulüm yapılmasına rıza göstermemiştir. Hayvanlara yapılan eziyet ve kötü muamele, Dinimizin ön gördüğü rahmet prensibiyle bağdaşmaz. Sevgili Peygamberimiz (S.A.V), kedisini hapsederek açlıktan öldüren kadının Allah’ın rahmetinden uzaklaştığını; buna karşılık susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe su vererek onu ölmekten kurtaran bir kişinin günahlarının bağışlandığını haber vermektedir (3)

Hayvanlara güzel muamelede sevap olup olmadığı konusundaki bir soru üzerine Sevgili Peygamberimiz (S.A.V) “… Hayat sahibi her canlıya yapılan iyilik sebebiyle sevap vardır.”(4) buyurmuştur. Ayrıca Hz. Peygamber (A.S), hayvanların dövülmesi, aç-susuz bırakılması, zevk için avlanması, yavrularının telef edilmesi, dövüştürülmesi, hedef haline getirilmesi, güçlerini aşan ölçüde yük vurulması gibi kötü muameleleri hiçbir zaman tasvip etmemiştir. Bu tür davranışlarda bulunanları ise; “Bu dilsiz hayvanlar hakkında Allah’tan korkun” (5) diyerek uyarmıştır.

Değerli Müminler!

Bütün canlılara karşı merhamet edilmesi konusunda Sevgili Peygamberimiz (A.S.) “ Allah merhametli olanlara merhametle muamele eder. Öyleyse, sizler de yeryüzündekilere merhametli olun ki, semada bulunanlar da size rahmet etsin…(6) buyurmuştur. .

Peygamber Efendimiz (A.S) bize, hayvanlara merhamet etmeyi ve onlara iyi davranmayı da öğretmiştir. Bir gün bakımsızlıktan karnı sırtına yapışmış bir deve gördü orada bulunanlara : “Şu konuşup derdini anlatamayan hayvanlar hakkında Allah’tan korkunuz” diye uyardı. Atış talimlerinde canlı hayvanı hedef tahtası yapmayı şiddetle yasaklamıştır. Yüzüne damga vurulmuş bir eşeği görünce çok üzülmüş ve Müslümanları bu tür davranışlardan sakındırmıştır. Hayvanları keserken onlara eziyet etmemeyi canlarını yakmamayı tembih etmiştir. Bir serçeyi yemek için değil de, eğlence olsun diye öldürenin dahi, Ahirette bu yaptığının hesabını vereceğini söylemiştir.(7)

Büyük gönül insanı ve halk şairi Yunus Emre’nin “Yaratılanı sev yaratandan ötürü” şeklindeki sözü atalarımızın, kendi çevrelerine ve çevrede yaşayan her türlü canlıya karşı takındıkları tutumu çok özlü olarak dile getirmektedir.

Atalarımız, hayvanlara karşı olan sevgi ve merhametlerini, hayvan hastaneleri, bakım evleri, kuş hastaneleri ve hayvanları korumaya yönelik çeşitli vakıflar kurarak göstermişlerdir.
Bu itibarla hayvanların haklarına saygılı olalım. Can taşıyan her mahlûkata karşı yapılan iyiliğin de sevap olduğunu unutmayalım.



1- Nahl, 16/13
2- Fetih, 109/29
3- Buhari, Şirb, 9, Edep 27,
4- Müslim ,Selam 41
5- Ebu Davut Cihat 44
6- Tirmizi, Birr 16, Ebu Davut, Edep 58
7- Buhari, Cihad 152,Bed-ül Halk 14,Müslim, Selam 148, (2241) Ebu Davud, Edep 176 (5266) Nesar - Sayd 88.

insanLIĞIMDAN UTANIYORUM

Evet utanıyorum insanlığımdan!
Bu dünyayı ele geçirmişcesine yayıla yayıla yaşamaları yetmezmiş gibi sokakta bu gariplerin yaşama tutunmalarına bile tahammül edemeyen,evler ,arabalar,lüksler yetmiyormuş gibi,sokakta sağ kalmaya çalışan o minicik canları katleden,örtünmelerine kumaş yetmezmiş gibi; küfürle, küçümseyerek ,aşağılayarak hitap ettiği hayvancığın kürkünden medet uman ama kendi insanlığından hiçbir medet umulmayacak durumda olan,sadece sıfatı insan olan o canlılarla,sokakta bir köpeğin kedinin beni gördüğünde korkup kaçışından, bir duvar kenarına sinişinden anladığım, beni de onlar gibi zannedecek kadar hor görülmüş,itilip kakılmış,çaresizlikleri yüzlerinden okunan zavallıcıkların o insanlara baktığı gibi bana bakmasına maruz kalmaktan dolayı utanıyorum insanlığımdan..

İnsan; düşünen,mantık yürüten ,doğruyla yanlışı ayırt edebilen canlı sözde...
Hangisi mantık çerçevesine sığıyor?
Kendisinden daha güçsüz bir canlıya uyguladığı şiddet mi,derisini yüzmek mi,hor görmek acı çektirmek mi, kapılarının önünden bile geçmesine tahammül edemeyecek kadar ne yapmış bu zavallılar ki bu kadar canavar bu insanlar..

Evet utanıyorum insanlığımdan, bu sıfatı üstünde taşıyıp da hakkını veremeyenlerle aynı kefeye konmaktan...

*bu yazı hepimizin insanlığını biraz olsun sorgulaması ve Allah(c.c)'ın bu dünyayı sadece insanların yaşaması için yaratmadığını hatırlatmak için yazılmıştır..
**bu yazıya malzeme olacak o kadar çok fotoğraf var ki,gel gör ki her sayfayı açtığımda bununla karşılaşmaya yüreğim dayanmaz,çok merak ederseniz,yazıyı haklı çıkaran fotoğrafların birkaçı burada,insanlığından utanacaklar için..

13 Mart 2009 Cuma

UYANIŞ


Az kaldı az

Şubat, Mart önü bahar...

Sonu gelir, ellerimde saltanatı soğukların...

Bu mevsim, yasak sevgilidir güneş.

Öpücüğü sıcak ve kaçamak.

Dayanamaz üşümelerime,

Cemre yetişir imdada...

Önce yüreğime düşer,

Sonra havaya, toprağa, suya

Ardından alır çiçeklerini, gelir bahar...

Doğanın uyanışına şahittir, uçan kuşlar...

DUYDUM,DUYURAYIM İSTEDİM.

Yalnızlık; insanlardan yoksun olmaktan çok,
ne söylediğimizi anlamayan insanlar arasında yaşamaktır.