25 Şubat 2009 Çarşamba

BİR BULUT OLSAM...


Umut herşeye yetseydi, neler yapmazdım ki ben...

10 Şubat 2009 Salı

GOOGLE ÇEVİR-ME

Şimdi, burada, kullanışlı bir şey! 5 Dakika Mum paketi! Mükemmel için kendiliğinden bu nadiren oluşur kutluyoruz. Mum bağlı veya cupcake Yukarı onları koparmak yanar olabilir! Bir dört paketi olarak geliyor pembe, yeşil sarı ve mavi! Poketo adresindeki arkadaşlar Gönderen!

Yukardaki paragraf bana ait değil tabiiki ,bu kadar devrik bir cümleler silsilesi oluşturabilmem imkansız,Peki o zaman bu cümleler kimin marifeti,efendim bu cümleler Google Translate in marifeti!
Google efendi böyle bir hizmet başlatmış başlatmasına ama bence bu yazının ingilizcesi, türkçe çevirisinin bu halinden daha okunaklı...

Bkz:(İngilizce versiyonu)Now here's a handy thing! The 5 Minute Candle pack! Perfect for the spontaneous celebrating that occurs every once in a while. Candles can be lit attached or break them off to top a cupcake! Comes as a four pack in pink, yellow, green and blue! From our friends at Poketo!

9 Şubat 2009 Pazartesi

BENİM GÜZEL ÇOCUKLUĞUM..


Sıra geldi çocukken oynadığımız oyunlar mimine:))

*İlerde birgün büyükken oynadığımız oyunlar sorulduğunda cevaplardan biri de mimlemece olacak:))

En sevdiklerimden bir liste yapacağım ,kaç gündür hevesle bu yazıyı yazmayı bekliyorum ,dedim ya bir türlü vakit olmadı..

Benim favori oyunumla başlamak istiyorum mime,
  • Biz küçükken annemler misafirliğe gittiğinde evin içinde deli gibi yerden yüksek oynardık,4 kardeşiz biz hepimizin arasında ikişer yaş var sabit:) e yaşlar da yakın olunca herkes birbirini ayartıyor tabii, annemler kapıdan çıkar çıkmaz kimimiz masanın üstünde, kimimiz koltuğun, kimimiz sehpanın:) ne güzeldi yaaa...

  • İkinci olarak çocukluğumdan hatırladığım en güzel hatıralarımdan biri de apartmanca oynadığımız futbol:) Hatta kız kardeşim sürekli Prekazi olurdu ,bende Gullid:))

  • Bir de akşam olunca sokakta İstop oynardık tüm mahalle çocukları:)Bir Suna teyzemiz vardı her akşam düzenli olarak cama çıkar ,''çingene bebeleriiiii gidin artık evinizeee'' diye bağırırdı bize:)) Maviii ; tututtum tuttuummm:)))

  • Sezonluk oyunlarımız var dı birde; kışın kar yağınca merdivenle yokuş aşağı kaymak, biz 4 kardeşiz ya zaten bir merdiven ediyorduk:)

  • Tornet keyfimiz vardı birde, yaz tatili girer girmez herkes bi tahtaya 4 tane bilyeli teker takıp, kışın merdivenle kaydığımız yokuştan yazın tornetle kayardık,gerçi çıkış çok yorardı bizi ama keyfi başkaydı, çocukluk işte...

  • Apartman kömürlüğünde bir tiyatro kurmuştuk sadece bizim apartmanda oturan çocukların katılabildiği(havaya bak:) hatta adı da Yıldız Tiyatrosuydu ,Allahım yaaa ne çocukluk,hayır biz gene gözü açığız,ya bizim evde A4 lerden kesip kesip el yazısıyla hazırladığımız biletleri satın alan diğer veletlere ne demeli:)) Birde müşteri çekmek için sonunda çekiliş yapıyoruz,herkes bir oyuncağını koyuyor işin ucuna kurada kim ne çekerse alıp gidiyordu:) Bizde kazandığımız paraya gazoz, bisküvi kapı önünde:))

  • En sevdiğim oyunlardan biri de misketti,çok iyi başaltı vururdum:)) hala durur bir torba misketim var annemde :)torunu olunca getirecek ona teslim edecekmiş:))Babamda en çok misket oynamama kızardı: -''Yaa niye bu kızı bir günde kız çocukları dışarı çağırmıyo!''

  • Belki de çocukluktan sıyrılmaya başladığımı hissettiren tek oyun ise ''Dansa Davet''..Yıllardan 1989, ilkokul son sınıf,tenefüsü iple çekiyoruz.. Zil çaıyor kızlar erkekler dizilmişler karşılıklı ,herkes eşini seçiyor ve bir oyun ilk aşka bağlanıyor:))

Bunlar hatırladığım en orjinal diyebileceklerim..

Saklambaç,yakartop,yılan,tombik,elim sende,kovalamaca,ilik,sek sek,çin çan... ve daha bir sürüsünü söylemesem de olur .Onlar hepimizin ortak hatırası zaten..

Farkettim de Hüpcadısına çok teşekkür etmem gerek, tekrar anılarımı tazelememe ve mutlu olmama sebep oldu,yazarken o kadar heyecenlandım ki,ruhumun tozunu aldı bu yazı:)

Şimdi sırf meraktan ve hatta daha iyi tanıyabilmek için bu mimi Boogie ve Azumiye gönderiyorum ,elim sizdeee.....:)

MAZERET-ÜL BEYAN

En son 30 Ocakta yazmışım, neredeyse o günden beri bizim kızların sağlık sorunlarıyla uğraşıyoruz, Şanslının ufak bir kulak problemi çıktı, Karamelinde dizinden aldığı bir yara vardı ,berduş olduğu dönemden:) O apse yapmış tam temizleyememişiz galiba,bayağı bir büyümüştü içerdeki iltihap, hazır bizde 15 tatile girmişken kızların sağlığını ihmal etmeyelim dedik,bu da bizim tüm tatili yedi tabiki:)) Yavrularım benim, ne kadar da zor bir durum onlar için, bir dertlerini anlatamazlar,canları yansa söyleyemezler, zaten öyle de oldu farketmemiz biraz zaman aldı ama neyse ki geç kalmamışız, şimdi iyileşme yolunda güzel adımlar atıyorlar.Şanslının o kadar korkulacak bir durumu yok ama Karamelin iltihabının nüksetme riski varmış...
Kuzucuğum sağdaki fotoğraf itibariyle narkozu yemiş,traşını olmuş baygın yatıyor görüldüğü gibi..Şimdi o bacağında kocaman bir bandajla evin içinde koşturup duruyor, yalandan pazusu çıktı kızımın:))Şanslı da kulakları kaZımaya devam:)
Yalnız ikisinin tedavi süreci bana şunu tekrar gösterdi,bu iki cadı birbirlerini o kadar çok seviyorlar ki, Karamel Şanslının kulağının ağrıdığını bildiği için sürekli kulaklarını yalıyor Şanslı'nın,Şanslı'da Karamelin bandajının üzerinden güya Karamiş'in yarasını...

DUYDUM,DUYURAYIM İSTEDİM.

Yalnızlık; insanlardan yoksun olmaktan çok,
ne söylediğimizi anlamayan insanlar arasında yaşamaktır.