5 Ocak 2009 Pazartesi

HALET-İ RUHİYE


Amma da doğru bir tespit olmuş profilime yazdığım çok meraklı az girişken tanımlaması..

O blog senin bu bog benim geziniyorum saatlerdir,içerde eşek yüküyle yapılacak iş var,kızlarda çıt çıkarmadan uyuyor,bu durumu fırsat bilip bende gürültü etmeden tıkırdatıyorum klavyeyi...

Daha ütü yapılacak,yerler silinecek-her yerde pati izi var(iyi ki de var,bütün sinirlerini alıyor bu cimcimeler insanın ,bazen sanki çocuğummuş gibi onları uykuda seyrederken buluyorum kendimi),bir parmak toz etraf,sadece klavye toz tutmamış, o da hergün dürtükleniyo ya ondan olsa gerek..Haa birde 'akşama ne pişirsem ' konulu kendimle yaptığım beyin fırtınasının yarattığı rüzgar kafamın içinde uğuldayıp duruyor(Demiştim her geçen gün daha çok anneme benzediğimi farkediyorum diye).en iyisi yemekle başlayıp,ütüyü en sona atmak ,hem belki ütüye sıra gelene kadar yorulmuş olurum:)

Hiç yorum yok:

DUYDUM,DUYURAYIM İSTEDİM.

Yalnızlık; insanlardan yoksun olmaktan çok,
ne söylediğimizi anlamayan insanlar arasında yaşamaktır.