31 Aralık 2008 Çarşamba

ŞANSLI & KARAMEL

Bu iki güzel kızın kaderi bizim evde birleşti...Adeta iki kardeşten farksızlar...
Tanıştırayım:Şanslı ve karamel.


Şanslı -tahminen-7 aylık henüz,onunla yollarımız Rize'de 09.08.2008 tarihinde kesişti,bir doğa yürüyüşü esnasında ormandan önümüze çıkıverdi,türlü hileler ve şirinliklerle gönlümüzü çaldı:)Karşılaştığımızda yara-bere ve bit-pire içindeydi ve çok açtı,o şirinlikler bize iki poğaça ve bir şişe süte mâl oldu:)

Onu oracıkta o minicik haliyle bırak(a)madık tabii,bizimle beraber o aç bilaç haliyle 4 km. yol yürüdü,hatta kendini garantiye almak için eşimle benim ortamızda yürüdü:))


İsmini de tam bu sırada ''sen amma da şanslı bi köpeksin'' nidaları sırasında aldı.



yol bitti,eve gelindi...oda bitmişti:) hemen bir sıcak banyo ve bit ilacı ona o kadar iyi geldiki o pirelerin zehirli ilaçtan birer birer yere düşüşünü izlemenin beni bu kadar mutlu edeceğini biri söylese inanmazdım:))Ormanda korkudan hiç uyuyamamış olacak ki pirelerden kurtuluşunu bir tam gün uyuyarak kutladı..


Öyle ters bir zamanda karşımıza çıkmıştı ki,tam da ertesi gün yola çıkacaktık Ankara'ya dönmek üzere..sabah uyandı,yerde taklalar attı,evin içinde hopladı zıpladı ve arabadan kendine bir yer ayırtmayı başardı:)Tam 1000 km. yolu kâh kusarak:)) kâh uyuyarak ama hiç mızırdanmadan geldi,sıcak yuvamızda kendine bir minder buldu ve tam 4 ay 20 gündür canımız kızımız..(geldiğimizde veterinerimizden duyduğumuz haber bizi çok şaşırttı,meğer bir av köpeğimiz olmuş:))

...


Karamelin ise(4 aylık gibi) bambaşka bir hikayesi var..Tarih 7.09.2008, şanslıyı diğer köpek arkadaşları şutka ve pontiyle rutin oynama seansı için parka götürüyoruz..O sırada 13 yaşını yeni tamamlamış çapkın şirin dede,sahipleriyle beraber yanımıza geliyor ve karamelin hikayesi başlıyor...




Bize sitede bir köpek bulduklarını sağ ön dizinde çok ciddi,açık bir yarası olduğunu ama şirin kıskandığı için eve alamadıklarını ve çok üzüldüklerini oyüzden bir çalının altına iyice sakladıklarını sabah ilk iş gidip tekrar bakacaklarını anlatıyorlar,bu arada bir de veterinerin bu yara karşısındaki ilgisizliğini!!.Bizim yüreklerimiz de bu hikayeye dayanmıyor ve gidip bakmaya karar veriyoruz..Ve ilk göz göze gelme anı...hemen o da bizimle birlikte eve geliyor,yaralar temizleniyor sarılıyor(çok derin bir açıklıktı, dirseğinden et kopmuştu)Şanslının kendi hayat hikayesinin bilincinde olmasından mı nedir bilinmez,o dönem karamişin başından hiç ayrılmadan onu bekledi ta ki ayağının üzerine basabilene kadar..Ve böylece Karamel de evimizin yeni kızı oldu o da kendine aynı minderde yer buldu:)

30 Aralık 2008 Salı

YILBAŞINAME

Herkesin 2009 dileği gerçek olsun..

SİFTAH

söz uçar yazı kalır..

DUYDUM,DUYURAYIM İSTEDİM.

Yalnızlık; insanlardan yoksun olmaktan çok,
ne söylediğimizi anlamayan insanlar arasında yaşamaktır.